| Eşme Kilimi |
|
|
|
|
Kilim dokumacılığı Anadolu’da yüzyıllardır süren geleneksel Türk el sanatlarından birisidir. Özellikle kilim, Anadolu insanının doğumunda beşiği, ölümünde tabutunun örtüsüdür. Günümüzde milli kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olan kilimler, kolay taşınabilir olması ve az zamanda dokunabilmesi nedeniyle yaygın kullanılır. Anadolu kilimleri; yapıldığı köy, kasabanın ya da dokunduğu desenlerden birinin adını alır. Uşak’ın Eşme ilçesinde dokunan kilimlere Eşme kilimleri denmesinin sebebi de budur. Eşme kilimlerinin tarihten gelen bir kimliği vardır. XVI. yüzyılda Ala-Yundlu Türkmen oymağının bir kolu Kula, Eşme, Banaz ovasında dağınık yaşarken, bir kısmı da çadır ve yurtlarda Eşme’de yerleşik yaşamışlardır. II. Murat ve Fatih döneminde Ali Beğ, II. Beyazıt zamanında Ali Beğ’in oğulları Ahmed, Veys Beğ, Osmanlı Sarayının ihtiyacı olan kilim, zili ve varda gibi yaygıları saraya teslim etmekle görevlidir. Yine II. Beyazıt devrinde Oğuzların Bayat boyundan Eşme, Uşak arasında 25 vergi nüfuslu Boz-Guş adlı bir oymağın obaları arasında Kara-Bayat adlı bir oymak, yorgan üstü görev gören çok büyük ebatlı kilimleri saraya teslim etmekle görevlendirilmişlerdir. XVI. yüzyılda oldukça mühim bir Yörük topluluğunun yaşadığı yer olan Eşme, II. Selim devrinde mekikli ve düz dokumaların, keçe yapımının merkezi olarak karşımıza çıkmaktadır. II. Selim devrinde buraya yeni bir göç ile gelen Avşar oymağı, çok ince keçeden çizmeler ve çok ince dokuma kilimden kaftanlar yapmaktadır. Eşme kilimlerinde saraya verilen ürünlerde atkı ve çözgüler daima yündür. Zahire çuvalları ve yaygı türlerinde keçi kılı kullanmışlardır. Eşme, Uşak ve çevresi sarayı tatmin edecek kalitede ürünler vermesi, onların XVI. yüzyılda Elh-i Hiref teşkilatında yer almalarını sağlamışlardır.
Eşme kilimlerinde koçboynuzu, salkım, dal, elibelinde, bintepe, kıvrım, altınbaş gibi pek çok desen kullanılıyor. Dokumacılık Eşme’nin önemli geçim kaynaklarından birisidir. 1980’lerden sonra kilimlerin ticari amaçla üretilmeye başlanması geleneksel çizgide bazı değişikliklere yol açmıştır. Eşme Meslek Yüksekokulu Halı ve Kilim bölümünden Öğr. Gör. Nuray Pütkül bu değişiklikleri şöyle anlatıyor : “Yöre insanı ticari kilimin gelişmesiyle sentetik boyalı makine eğirmesi ip ile tanıştı. Modern hayatın getirdiği kolaylıklar emek ve zaman isteyen el değirmesi ipin ve doğal boyacılığın yerini aldı. Bunlar bugün sadece alıcının özel siparişi ile kullanılıyor. Eşme kilimlerini dünyaya tanıtmak amacıyla her yıl uluslararası kilim festivali düzenleniyor. Emekli Öğretmen Kudret AKAR ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Serpil ZENGİNSAN kilim motifleri ve renkleri üzerinde yaptıkları araştırmalarda çarpıcı sonuçlara ulaşmış. Eşme kilimi evlerde “Istar” denilen tezgâhlarda dokunur. Kız çocukları 7–8 yaşlarında annelerinin yanında tezgâha oturur ve kilim dokumaya başlar. Dokuduğu kilime duygularını, umutlarını, hayallerini katar. Eşme kilimlerinde motif zenginliği dikkat çekici bir özelliktir. Örneğin; tavşan topuğu, elibelinde veya bazı köylerde söylendiği gibi koçboynuzu, tazı kuyruğu, ayak motifi gibi motifler bu zenginliğin bir göstergesidir. Kilimlerdeki motiflerin Yörük kökenli olduğu görülmektedir. Motiflerin Yörük kökenli olmasına karşılık, motiflerin yörede bazı köylerde kendi benliklerini bulduğunu ve yöreye özgü kilimlerin oluştuğunu görmekteyiz. Örneğin; Altınbaş kilimlerinin yörenin özellikle Takmak Köyü’nde üretilen Yörük kökenli bir kilim olduğunu ve geçmişteki renk ve motif özelliğini günümüzde de koruması bakımından büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Eşmede tezgâh başında insanların değil, motiflerin yarıştığını görürüz. Yarışlar desen olur kilimde, Anadolu’yu dolanır. Eşme’de noktalanır. Kilim dokuyanların yüreğini ortaya koyduğu bir ürün haline gelir. Kilimi dokuyan sevdiğine mesajı kilimle iletir. Kilimin dilinden ancak okuyabilen anlar. Kırmızı heyecanı, büyük bir sevgiyi, mavi ümidi, mutlu ve şen bir yuvaya kavuşma özlemini, mor kederi, beyaz, beyaz gelin gibi saflığı, temizliği aynı zamanda yası da temsil eder kilimlerde. Siyah bolca kullanıldığında yastır, üzüntüdür. Sarı hüzündür, yeşil berekettir. Bazı eski örneklerde çılkak, nazar boncuğu, ayna, pul, göz alıcı renklerle işlenmiş bir motif ya da dokuyucunun bir tutam saçıyla atılmış halı düğümü görürseniz; bu nazardan korunma ve sevdiğine kavuşma ile ilgili mesaj niteliği taşımaktadır. Eşme kilimleri düşündüren ve mesaj veren Anadolu’nun seçkin kilim örnekleridir. Eşme kilimleri genel olarak , “Altınbaş, Toplu, Hürriyet, Albaş, Selvili, Namazlağ” olarak gruplandırılır. Ayrıca “Gıcıklı” dedikleri bir kilim türü de yapılmıştır. Bu eserler kıyı sahilimizde turistlere satılmakta ve yurt dışına ihraç edilmektedir. 30 kadar köyümüzde el dokuması halı, kilim üretimi yapılmaktadır. Ayrıca halı ve kilimin dışında şile bezi, yorgan, deri ve çanta da günümüzde el sanatları olarak varlığını sürdürmektedir. |
![]() | Bugün | 46 |
![]() | Dün | 114 |
![]() | Bu hafta | 534 |
![]() | Bu ay | 3658 |
![]() | Toplam | 33221 |
Uşak Tarihi Uşak; tarihin bilinen en zengin ve kutsal kentlerinden
Denizli TarihiDenizli yöresinde tarih öncesi kültürlere de
Aydın TarihiAntik kentleriyle açık hava müzesi görünümünde olan