Resimler
 
Babadağ ilçesi PDF Yazdır E-posta

Babadağ ilçesi:

İlçenin tarih öncesine ait herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Yörede arkeolojik araştırmalar yapılmamış, ayrıca antik kaynaklarda da buradaki bir kentin varlığı ile ilgili bir bilgiye rastlanmamıştır. Bununla birlikte ilçedeki ilk yerleşimin Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Oğuz Türklerinden bir Yörük aşireti 1386 yılında Babadağ’ın 3 km. kuzeydoğusundaki Oğuzlar Köyü’ne yerleşmiştir. Bundan sonra ilçenin 4 km. doğusundaki Yeniköy’e (Beşikköy-Kadıköy) de bir başka Yörük aşireti yerleşmiştir.

İlçede yerleşim 1386 yılında Oğuz Türklerinden bir Yörük aşiretinin, şimdiki Babadağ’ın 3 km. kuzeydoğusundaki Oğuzlar köyüne yerleşmesiyle başlar ve daha sonra ilçenin 4 km. doğusundaki Yeniköy’e ve günümüzdeki yerine yerleşim gerçekleşir. İlçenin ilk adı Beşikkaya, zamanla Kadıköy’e dönüşmüştür. Posta işlemlerinde İstanbul Kadıköy ile isim benzerliği sorunları yüzünden 1935 yılında nahiye müdürünün teklifi ve belediye meclisinin kararıyla, eteğine kurulduğu Babadağ’ın ismini almıştır.

I. Dünya Savaşı sonrası ve Kurtuluş Savaşı öncesi Yunan işgaline uğramamıştır. Sivas Kongresi’ne üye göndermiş, Kurtuluş Savaşı sırasında da Milis kuvvetlerine asker göndermesinin yanı sıra malzeme yardımında da bulunmuştur.

Taş döşeli dar sokakları, tarihi pitorest yamaç evleri ve konakları ile Babadağ 1879’da büyük bir yangın geçirmiş, bu yüzden de günümüze eski tarihlere ait dini ve sivil mimari eserleri gelememiştir. Bugünkü evler ve konaklar bu yangın sonrasında yapılmıştır.1932 yangınında Gazi ve Fevzi Paşa mahalleleri, 1944 yangınında ise Gündoğdu Mahallesi neredeyse tümüyle yanmıştır. 1877 yılında belediye olan Babadağ, Sarayköy’e bağlı bir nahiyeyken 1988 yılında kendisine bağlı 10 köy ile ilçe statüsünü almıştır. Altındere köyünün merkeze bağlanmasıyla köy sayısı dokuz olmuştur.

Göçebe şeklinde Babadağ’a yerleşen Yörükler, çobanlıkla ve koyun yünleriyle başlayan dokumacılığı, yıllar sonra sanayinin ve ulaşımın gelişmesiyle pamuklu dokumaya dönüşmüştür. Her evde ağaç tezgâhlarda dokunan ham bez sayesinde ekonomi canlanmıştır. 1940’lı-1950’li yıllar, Babadağ’ın en hareketli ve en bereketli yılları olarak bilinir. Çünkü o yıllarda Türkiye’de, sadece birkaç devlet fabrikası ham bez üretirken Babadağ’da kurulan Salı pazarları bu ihtiyacı büyük oranda karşılıyordu. Babadağ esnafı yurdun her tarafından gelen tüccarlara hizmet ettiğinden, Babadağ’da kültür, diğer ilçelere göre daha iyi durumdaydı.

İlçenin ekonomisinde dokumacılık çok önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra tarım ve hayvancılık da yapılmaktadır. Ancak ilçenin doğal yapısı tarıma elverişli olmadığından yalnızca yem bitkileri ve kavunculuk yapılmaktadır. Toprağın yapısı yem bitkileri ve kavunculuğa uygundur. Sulanabilir arazi az miktarda olup, kuru tarım yapılmaktadır. Yetiştirilen ürünler arasında hububat ağırlıktadır. Sulu tarım yapılabilen yerlerde taze fasulye, börülce, domates, soğan, salatalık sulama olmayan yerlerde buğday, arpa, nohut yetiştirilir. Kestane ağırlıklı olmak üzere ceviz, elma, kiraz, zeytin, uzum gibi meyveler de yetiştirilmektedir. İlçede el tezgâhlarıyla başlayıp yari otomatik tezgahlarla devam eden dokuma sanayii, tam otomatik tezgahlarla gelişimini sürdürmektedir. Babadağ’da dokunan ürünler arasında ham bez, pike, kanaviçe, havlu, çarşaf ve çocuk bezi başta gelmektedir.

 

Birlik Üyeleri

  • Sample imageUşak Tarihi Uşak; tarihin bilinen en zengin ve kutsal kentlerinden
  • DenizliDenizli TarihiDenizli yöresinde tarih öncesi kültürlere de
  • Sample imageAydın TarihiAntik kentleriyle açık hava müzesi görünümünde olan

Posta Oku

Posta Oku

Anket

Sitemiz Nasıl olmuş?