| Aydın Tarihi |
|
|
|
Antik kentleriyle açık hava müzesi görünümünde olan Büyük Menderes Vadisi, tarihin bilinen devirlerinden biri çeşitli uygarlıklara merkez olmuş, bu kentlerde sayısız bilgin ve bilge kişiler yetişmiştir. Sırasıyla Neolitik, Kalkolitik, Tunç çağları ile Frigya, Lidya, Pers, Roma ve Bizans çağlarını yaşayan il daha sonra Selçuklu ve Osmanlı egemenliğine girmiştir.
Binlerce yıl Büyük Menderes ırmağının suladığı bereketli ovalar üzerine kurulmuş olan Aydın, doğanın kültürle kucaklaştığı ve ülkemizde turizm’in ilk başladığı illerden birisidir. Ünlü tarihçi Heredot tarafından bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzünün altı olarak nitelendirilen Tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan Aydın İli, ismini Aydınoğlu Beyliğinden almıştır. Aydın İlinin adı ilk çağlardan beri birkaç kez değişmiştir. Önceleri “Antheia” denirdi. Sonra M.Ö. XIII. Yüzyıl da Batı Anadolu kıyılarına gelen Trak’larca ele geçirilerek yeniden yapıldı ve Tralles adını aldı. M.Ö 26 da meydana gelen şiddetli depremde yerle bir olunca, Bizans İmparatoru Andronikas kenti yeniden kurdurdu. Bundan dolayı kente Andrapolis dendi. Selçuklular Anadolu’ya geldikten sonra uç beylerinden Menteş Bey çevreyi ele geçirmiş ve kente “Güzelhisar” adını vermiştir. Beylikler döneminde yöreye Aydınoğulları egemen oldu. Yöre Aydın Eli, kente de “Aydın Güzelhisar” diye anılmaya başlandı. XV. ve XVI. yüzyıllardaki Osmanlı sayım defterlerinde “Nefs-i Güzelhisar der Liva-i Aydın” ve “Aydın Eli” diye geçer. XIV. Yüzyılda Aydın eyaletinin merkezi Güzelhisar dır. Sonra kent Aydın adını aldı. Aydın ilinin tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bölgede yapılan araştırmalarda, bulunan prehistorik izler şehrin insanoğlunun yerleşik düzene geçtiği dönemlerde kurulduğunu göstermektedir. Araştırmacıların Ege’de ve Orta Anadolu’da yaptıkları incelemelerde, Aydın’ın ilk tarihi bilgilerine Hitit kaynaklarında rastlandığı açıklanmaktadır. Hitit kaynaklarına göre, batıda “Seha” adında bir ırmaktan ve onun suladığı bir vadiden bahsedilmektedir. Bu hiç kuşkusuz Büyük Menderes’tir. Seha’nın kuzeyindeki topraklara ise “Lukka” ülkesi diyorlardı. Yine batıda ise yeri belli olmayan “Ahiyyawa”dan söz edilmektedir. Lukka sözcüğünün daha sonra güneydeki Teke Yarımadasına yerleşecek olan Likyalılarla ilişkili olduğu açıkça anlaşılmaktadır. İ.Ö.1340 ve 1309 yılları arasında hüküm sürmüş olan Hitit Kralı II. Mürşit’in yıllıklarına ve diğer Hitit kaynaklarına dayanarak Apasa’nın Efes, Milavanda’nın Milet, Pariyananın Priene, İlyalanda’nın Alinda, Walivanda’nın Alabanda olduğunu öğreniyoruz. Karacasu İlçesindeki Afrodisias’da durum daha da ilginçtir. Afrodisias’ın daha önceki adının Ninoe olduğunu öğreniyoruz. Bu isim buranın Mezopotamya ile ilişkili olduğunu açıklıyor. Bu kente ait Afrodisias tapınağındaki tanrıçanın tıpkı Efes Artemis’i gibi ana tanrıça karakterli olması, bizim bu topraklarda yerleşen ilk uygarlıklar coğrafya olarak Mezopotamya’ya tarih olarak ta Anadolu’nun Neolitik Çağlara kadar uzanan Ana Tanrıça tapkısına bağlamamızı zorunlu kılıyor. Daha sonra Ege kıyılarına gerek deniz yoluyla, gerekse doğudan ve kuzeyden gelen kavimler bu yöreyi istila etmeleri sonucu yörede değişik medeniyetler gelişti. İ.Ö.7–8. yüzyıllar’ da Batı Anadolu’ya Trakya’dan göç eden kuzey kavimleri, İç Batı Anadolu ve Menderes Vadisine kadar yayıldılar. Nysa, Magnesia gibi kentleri bu boyların kurdukları ve daha önceki adı Atria olan Aydın’ı da onardıkları kabul edilmektedir. Neron döneminin sonuna kadar “Ceasarec” adıyla anılan Aydın, İ.S 1.yüzyılda “Tralles” adıyla anılmaya başlandı. Malazgirt Savaşı’nı (1071) izleyen yıllarda Türklerin eline geçen bölge, XII. Yüzyıl başlarında I. Haçlı Seferleri’nin ardından Bizanslılar tarafından geriye alındı. 1280 yılında Menteşe Bey tarafından zapt edildi. Menteşe Bey’in egemenliğinde kalan kent daha sonra Menteşe Bey’i öldüren Aydınoğlu Mehmet Bey’in eline geçer. 1425’de II. Murat tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katılan kent Anadolu eyaletine bağlı bir kültür merkezi olup, XVI. yüzyıl sonlarından başlayarak ayaklanmalara sahne oldu. 1811’de İzmir, Saruhan (Manisa), Menteşe (Muğla), Antalya, Isparta sancaklarını kapsayan eyaletin merkezi oldu. Eyalet merkezi İzmir’e taşındıysa da bu yönetim biriminin adı Osmanlı Devletinin sonuna kadar Aydın olarak kaldı. Anadolu’nun ilk demir yolu Aydın-İzmir arasında yapılıp işletmeye açıldı. 27 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgal edilen kent, 30 Haziran 1919’da geri alındı. Tekrar işgal edilen kent 07 Eylül 1922’de kurtarıldı. |
![]() | Bugün | 38 |
![]() | Dün | 114 |
![]() | Bu hafta | 526 |
![]() | Bu ay | 3650 |
![]() | Toplam | 33212 |
Uşak Tarihi Uşak; tarihin bilinen en zengin ve kutsal kentlerinden
Denizli TarihiDenizli yöresinde tarih öncesi kültürlere de
Aydın TarihiAntik kentleriyle açık hava müzesi görünümünde olan